• sevin

    1.
    şevin kürtçede bir kız ismidir.

    şevin in anlamı; geceleri çobanların uyandıkları sabaha yakın vakitdir.
    4 -1 ... li rojhilate dile min
  • turkiye halki yoktur turk halki vardir

    11.
    bizim oralarda köylerin delileri vardı ve bu deliler köyden birine kızdıklarında hemen gözlerini kapatırlardı ve "ben gözümü kapatayım, köy karanlık olsun da aklınız başınıza gelsin" derlerdi.
    çünkü onlar gözlerini kapatarak köyü karanlıkta bırakacaklarını zannederlerdi.

    "bu sözde bana o delilerin kendi gözlerini kapatarak köyü karanlıkta bırakacaklarını sanıp, söyledikleri sözleri hatırlatan bi sözdür"

    neden insanların bazı şeyleri yok sayarak sorunları çözdüklerini sandıkları hiç anlaşılamamıştır...

    onlara göre;

    (bkz: türkiyede kürt yoktur)
    (bkz: türkiyede çerkez yoktur)
    (bkz: türkiyede alevi yoktur)
    (bkz: türkiyede süryani yoktur)
    (bkz: türkiyede başörtüsü sorunu yoktur)
    (bkz: kürtçe diye bir dil yoktur)
    (bkz: türkiyede adeletsizlik yoktur)
    (bkz: türkiyede kürt sorunu yoktur)
    (bkz: türkiyede işsizlik sorunu yoktur)
    (bkz: türkiyede hiç bir sorun yoktur)
    9 -11 ... li rojhilate dile min
  • asmin

    15.
    sözlüğün jeanne d arc ı olan yazardır...
    2 ... li rojhilate dile min
  • kitapkurdu

    5.
    en içten dileklerimle kendisine hoşgeldin dediğim,
    ve kendisinden çok güzel yazılar beklediğim yazardır.
    -1 ... li rojhilate dile min
  • hiçbir erkeğe güvenmeyen kız

    114.
    gerçekten akıllı, ne yapıp ne yapmaması gerektiğini bilen ve de saygıyla tebrik edilmesi gereken kızdır...
    2 ... li rojhilate dile min
  • kavuşursak biteriz biz

    3.
    bir uğur aslan şiiridir.
    ... li rojhilate dile min
  • kürtçe

    78.
    Kürtçe ve Farsça nın farkları
    Kürt dili Farsça ile akrabadır fakat zamanla Farsça'dan bazı farklılıklar göstermiştir. Bu nedenle bu iki dil arasındaki yüzeysel ayrılıklar şöyle sıralanabilir. En belirgin ayrılık Kürtçede olup da Farsçada olmayan cinsiyet liktir ki bu da Arapça'da bulunur.

    Kürdolog Minorsky, islam ansiklopedisinde Kürtçe ve Farsçanın birbirlerinden ayrı ve bağımsız diller olduğunu söyleyerek bu ayrılıkları beş başlık altında toplar:

    1) Fonetik bakımdan: Kürt dilinin fonetiği Farsçanınkinden ayrıdır.
    2) Ses değişmeleri: Farsça ve Kürtçede bulunan ortak kelimeler ses bakımından büyük bir değişime uğramışlardır.
    3) Şekil ayrılıkları: Zamirlerden tutalım fiil çekim ve bükümlerine, aitlik takılarından isim tamlamalarına kadar birçok ayrılık mevcuttur.
    4) Sözdizimi farkları.
    5) Kelime ayrılıkları

    Kürtçenin Farsçadan farklı bir fonetiği, morfolojisi, sentaksı, kelime hazinesi ve kelime vurgusu vardır. Kürtçe anlaşılacağı gibi özgün bir dildir. .

    Dilbilimcilerin görüşlerine göre Kürtçe, Farsçadan bağımsız ve daha eski bir dildir.

    Sidney Smith: Kürt Dili nin kökenine ilişkin görüşler, toptan değişime uğradı. Güvenilir araştırmacıların görüşlerine göre; günümüz Kürtçesi, Çağdaş Farsça;nın bozulmuş, derlenmiş bir türevi değildir. Tersine tümüyle bağımsız ve eski farsçadan çok daha eski bir dildir.

    Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde, Kürtçeden ve Kürtçenin lehçelerinden söz eder. Kürtçenin zengin ve kadim bir dil olduğunu; Farsça, ibranice ve Dericeden ayrı olduğunu vurgular.

    Örnek Karşılaştırma [değiştir]
    17. yüzyılda Kürtçe yazılan Mem u Zin ile Farsçasından bir örnek;
    Kürtçesi: nam ü neseba hwe hun ayan kın sırra dile bo mera beyan km (Mem u Zin)
    Farsçası: nâm ü neseb-i hod tu ayan kun sırr-ı dil-e bo mera beyân kun
    Kürtçesi: Hendan bı ke hunçeya dehane Nâlan ke hezare dasitane (Mem u Zin, s. 228)
    Farsçası: handân be kun gonca-i dehân nâlân be kun hezâr dâsitân

    Kürdoloji Çalışmaları
    Kürdoloji alanında yapılan ilk kapsamlı çalışma 1787'de Kürt Dili Grameri ve Sözlüğü eserini yayınlayan italyan Maurizio Garzoni'dir. Bu eserde yaklaşık 4.600 kelime yer almaktadır. Kürtçe üzerine ilk bilgilerin yer aldığı başka bir çalışma da Rusyadan P. S. Pallas da Tüm Diller ve Lehçelerin Karşılaştırmalı Sözlüğü çalışmasını yayınlar. Ayrıca 1880 yılında F. Justi Kürtçe Grameri adlı çalışmasını Petersburg'da yayınlar.
    italyan, Alessandro Coletti (1925-1985) Kürt Dili ve Grameri Sözlüğü adını verdiği çalışmasının ilk cildini Kürtçe gramerine ve ikinci cildin ikinci bölümünü de Kürtçe-italyanca sözlüğe ayırmıştır.

    Kürtçe üzerine çalışmalar yapan Alman bilim-insanlarının birkaçının adlarını zikretmemiz yerinde olacaktır: E. Rödiger, A. F. Pott, Theodor Nöldekc, Albert Socin, Ferdinand Justi, Oscar Man ve Karl Hedank.
    Soane 1913 yılında Londra'da Kurmanci veya Kürt Dili Grameri çalışmasını ve 1919 yılında da Bağdat'ta Temel Kurmanci Grameri adlı çalışmalarını yayınlar. Yine ingiliz C. J. Edmonds da Tevfik Vehbi ile birlikte Kürtçe-ingilizce Sözlük çalışmasını yapar. 1957 yılında Kuzey ve Merkezi Kürtçeye Lehçebilimsel Bir Bakış adı altında doktorasını yapan dilbilimci Davit Neil Mackenzie, sonraları bu çalışmasını iki cilt halinde "Kürtçe Lehçesel incelemeler" adıyla yayınlar.

    Avusturyalı profesör Freidrich Müller (1843-1898) Kürt Dilinin Kurmanci Lehçesi ve Kürt Dilinin Zazaca Lehçesi adlı çalışmalarını yayınlar. Viyanalı Hugo Makas dilbilimsel çalışmalar yapmış olup Kürtçe Metinler-Kurmanci Lehçesinde adlı bir eser yayınlamıştır. Bunlardan başka, Kürtçe-Fransızca Sözlük ün yazarı A. Jaba'yı da unutmamak gerekir.

    Amerika'da, Kürt dili üzerine yapılan ilk dilbilimsel çalışmalar misyoner S. A. Rhea tarafından yapıldı. 1851-1865 yılları arasında Hakkari yöresine yerleşmiş olan Rhea burada Kürtçeyi öğrenmiş ve sonradan Kürtçe gramerini yayınlamış. Rhea bununla yetinmemiş ve 1.600 kelimelik Kürtçe-ingilizce sözlüğü de çalışmasının sonuna eklemiştir.

    Kürtlerin Kullandığı Alfabeler
    Kürtlerin hangi tarihte hangi alfabeyi kullandıkları bilinmiyor. Bilinen bir gerçek var ki o da, tarih boyunca Kürtlerin birden fazla alfabe kullandıklarıdır. Şimdiye kadar Kürtler tarafından kullanılan alfabeler şunlardır:

    Çivi yazısı; 36 harf olan bu yazıya Medler altı harf daha ekleyerek, 42 harften oluşan bir alfabeyi kullanmışlar.
    Avesta alfabesi; 44 harften oluşan bu alfabe sağdan sola doğru yazılıyordu. Bazı kaynaklar Avesta alfabesinin 48 harften oluştuğuna işaret ediyorlar.
    Arami alfabesi; en fazla Kürtçe yazıların yazıldığı ve Kürtçenin en eski yazılı belgeleri olarak kabul edilen ve Hewreman bölgesindeki mağaralarda bulunan belgeler bu alfabeyle yazılmıştır.
    Eski Pehlevi alfabesi.
    Masi Sorati alfabesi; Arap tarihçi ibn Vahsiye (miladi 856), Kürtlerin bu alfabeyi kullandıklarını ve bu alfabeyle yazılmış üç kitabı gördüğünü söylüyor. 36 harf olan bu alfabeye Kürtler altı ses daha ilave etmişlerdir.
    Yezidi Kürtlerin kullandığı alfabe; yüzlerce yıldan beri kullanılan bu alfabe 31 harften oluşuyor. Yezidilerin kutsal dini kitapları Mushefa Reş ve Cilwe, bu alfabeyle yazılmıştır.
    Arap alfabesi
    Latin alfabesi
    Kiril alfabesi
    Bu sıraladığımız alfabeler dışında Doğu Kürdistan'ın Zewe bölgesinde gümüş bir tepsi üzerine yazılı farklı bir yazı türüne rastlanmıştır. Araştırmacılara göre milattan önce 8. yüzyıldan kalan bu yazının Medlere ait olduğu ileri sürülüyor. Bu yazı türüne şimdiye kadar başka bir yerde rastlanmamıştır.

    Kürtlerde Alfabe Tartışmaları
    islamiyetten sonra Kürtler arasında Kürtçeye uyarlanan Arap alfabesinin kullanımı yaygınlaştı. Kürt klasik edebiyatına ait eserlerin büyük çoğunluğu bu alfabeyle yazılmıştır. Ancak 19. yüzyılın sonlarında 32 harfli olan Osmanlı alfabesinin Kürtçedeki sesleri karşılamada yetersiz kaldığını vurgulayan Salix Bedirxan 8 harf ekleyerek, 40 harfli bir alfabe yaptı. Bu alfabeyle Roji Kurd'de birkaç yazı yayınlanmıştır.

    20. yüzyılda Güneyli Kürtler Kürt Latin alfabesinden de yararlanarak Kürtçe sesleri karşılamada daha gelişkin bir Kürt Arap alfabesi geliştirdiler.

    Yazılı olarak ilk kez Abdullah Cevdet Roji Kurd dergisinde Arap alfabesinin Kürtçeye uymadığını ve kendi alfabelerini değiştirmeleri gerektiğini işaret ediyor.

    Kemal Badıllı'ya göre o dönem Kürt aydınları Latin alfabesine yakın bir Kürt alfabesi üzerinde çalışmış, fakat I. Dünya Savaşı nedeniyle bu alfabe hazırlanamamıştır.

    Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde Ermeni asıllı Hakop Xaraziyan 1921 yılında Ermeni alfabesini Kürtçeye uyarladı. Bu alfabe Şems adıyla bilinir. Aynı dönemde Asuri asıllı ishak Morogulor tarafından Kürt Latin alfabesi hazırlandı ve 1930 yılında Kürtlerin en uzun süreli yayını olan Riya Teze gazetesinde kullanılmaya başlandı. 1944 yılında Rus merkezi hükümetinin dayatmasıyla bu alfabenin kullanılması durduruldu ve Heciye Cindi başkanlığında bir komisyon oluşturularak Kiril alfabesi Kürtçeye uyarlandı.

    Günümüzde Kuzey ve Güneybatı Kürtleri arasında yaygın olarak kullanılan Kürt Latin alfabesi 1932 yılında Celadet Bedirxan tarafından ilk kez Hawar dergisinde kullanılmıştır. Ancak Celadet Bedirxan bu alfabe üzerinde çalışmalarına 1919 yılında başlamıştır. C. Bedirxan, Fransız ve Türk Latin alfabelerinden de esinlenerek alfabesine son şekli vermiştir
    10 -18 ... li rojhilate dile min
  • kürtçe

    77.
    yapısı, lehçeleri, grameri, eserleri ve geçmişi hakkında bi kum tanesi kadar bilgisi olmadan; sırf bazı sorunları yok sayarak onlardan kurtulma çabasını kendilerine hayat felefesi yapmış olan insanların "kürtçe diye bir dil yoktur, Osmanlının çöküş sürecinde batlı devletlerin uydurduğu bir dildir bu" diyerek günümüzde üstünü örtüp kapatmaya çalıştıkları farsça ve türkçeye bağlı olmayan vede kökeni çok eskiye dayanan, başlı başına ayrı bir dil dir.

    Kürtçe;
    Kürtçe, Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-irani kolunun kuzey-batı irani grubuna ait bir dil ya da diller topluluğuna verilen genel isimdir. Kürtçe, dünyada tahminen 20 milyon insan tarafından konuşulmaktadır. Yazılı kültürde yeterince kullanılmamış olması dili geri bırakmıştır. Lehçeleri arasındaki farklar bazen iki ayrı dil arasındaki farka yaklaşabilmektedir.

    Coğrafi dağılımı
    Kürtçe konuşulan yerlerKürtçe, günümüzde Türkiye, iran, Irak, Suriye, Ermenistan , Gürcistan, Türkmenistan, Lübnan topraklarında ve diğer bazı ülkelerde yaşayan Kürtler tarafından konuşulmaktadır. Türkiye'deki Kürt kökenli Türk vatandaşlarından 1965 nüfus sayımın göre, 31.391.421 olan Türkiye nüfusundan, 2.219.502'si ana dili olarak Kürtçe'yi beyan etmiştir. Bu sayı, toplam nüfusun yüzde 7.07'sine tekabül eder. Bu rakama göre bugün 70 milyonluk Türkiye'de Kürtçeyi kullanan yaklaşık 5 milyon kişi vardır.

    Kürt dili Lehçeleri
    Kürtlerin konuştukları lehçeler/diller söyle sıralanabilir: Kurmanci, Sorani, Gorani ve Kelhuri. Kürtçede birden fazla lehçe bulunmakla birlikte, günümüzde en çok 2 ana lehçe (Kurmanci ve Sorani) kullanılmaktadır.

    Coğrafi dağılımı
    Kürtçe konuşulan yerlerKürtçe, günümüzde Türkiye, iran, Irak, Suriye, Ermenistan , Gürcistan, Türkmenistan, Lübnan topraklarında ve diğer bazı ülkelerde yaşayan Kürtler tarafından konuşulmaktadır. Türkiye'deki Kürt kökenli Türk vatandaşlarından 1965 nüfus sayımın göre, 31.391.421 olan Türkiye nüfusundan, 2.219.502'si ana dili olarak Kürtçe'yi beyan etmiştir. Bu sayı, toplam nüfusun yüzde 7.07'sine tekabül eder. Bu rakama göre bugün 70 milyonluk Türkiye'de Kürtçeyi kullanan yaklaşık 5 milyon kişi vardır.

    Kürtçe Lehçeler
    Kürtlerin konuştukları lehçeler/diller söyle sıralanabilir: Kurmanci, Sorani, Gorani ve Kelhuri. Kürtçede birden fazla lehçe bulunmakla birlikte, günümüzde en çok 2 ana lehçe (Kurmanci ve Sorani) kullanılmaktadır.

    Kurmanci, Sorani. Zazaca, Farsça, Almanca, ingilizce ve Türkçe Arasında Bir Karşılaştırma [değiştir]
    Kurmanci Sorani Zazaca Farsça Almanca ingilizce Türkçe
    Gir/Mezin Gewre/Mezin Gird / pil Bozorg Groß Great Büyük
    Erd Herd Hard Zamin Erde Earth Dünya
    Hêk Hêlke Heq Tokhm Ei Egg Yumurta
    Bilind Bilind/Berz Berz Beland Hoch High Yüksek
    Masî Masî Mase Mahi Fisch Fish Balık
    Roj/Hetav Roj/Hetaw/Xor Roz Xorshid Sonne Sun Güneş
    Av Aw Awe Ab Wasser Water Su
    Bîhar Behar Wisar Bahar Frühling Spring Bahar
    Tarî Tarîk Tarî Tarik Dunkel Dark Kara
    Dev Dem Fek Dahan Mund Mouth Ağız
    Şev Şew Şewe Şeb Nacht Night Gece
    Ziman Ziman/Ziwan Ziwan Zaban Sprache Language Dil

    Kürtçe Alfabeler
    Özgün bir sayma sayıları sistemi olmayan Kürtçede ilk olarak hangi alfabenin kullanıldığı bilinmemekle birlikte tarihde birçok değişik alfabe kullandıkları bilinmektedir. Bunlar:
    1) Masi Sorati alfabesi: Arap tarihçi ibn Vehşiye, 855 yıllarında bitirdiği kitabında Kürtlerin Maso Sorati alfabesini kullandıklarını ve bu alfabeyle yazılmış üç kitabı gördüğünü söyler. Bu alfabenin 36 harften oluştuğunu ve Kürtlerce bu alfabeye altı harf daha eklendiğini söyler.
    2) Yezidi Kürtlerinin kullandıkları alfabe: Bu alfabe yüzyıllarca Kürtler tarafından kullanılmıştır. 31 harften oluşan ve sağdan sola doğru yazılan bu alfabeye Gizemli alfabe ya da Hurujul sır da denmiştir. Yezidilerin kutsal dini kitabı Mushefa Reş ile Cîlwe bu alfabeyle yazılmıştır.
    3) Arap harflerinden oluşan Kürtçe alfabesi
    4) Latin-Kürtçe Alfabesi

    Latin harflerini temel alan Kürtçe alfabe 31 harften oluşur.
    A B C Ç D E Ê F G H I Î J K L M N O P Q R S Ç T U Û V W X Y Z
    a b c ç d e ê f g h i î j k l m n o p q r s ş t u û v w x y z
    Bu alfabece karşılanan 31 sesten 8'i ünlü, 23'ü de ünsüzdür. Ünlüler a, e, ê, i, î, o, u, û'dir.

    Dilbilim Kuralları (Gramer)
    Gramer kuralları büyük oranda Farsça ve Arapça olan Kürtçe'de sondan eklemeli diller grubuna girer. Örnek:
    Mal = Ev
    Mala te = Senin evin
    Arapça'dan geçen bir dilbilim kuralı olarak Kürtçe'de sözcükler eril, dişi ve nötr olup ön, iç ve ard eklerle türerler. Bir kişi Farsça veya Türkçe'de arkadaşım dediği zaman; dişi veya eril olduğu belli değildir, fakat cinsiyeti belirten bu özellik Kuzey-Kürtçesinde mevcuttur. Kurmanci lehçesinde varlık adları eril ve dişil olarak bulunur, fakat Sorani ve Güney Kürtçesi'nde bu kalkmıştır, Sorani'nin Mukri lehçesinde izleri bulunmaktadır. Örnek:
    Hevala min = Arkadaşım (dişil) Bir Bayanı kastettiği anlaşılıyor.
    Hevalé min = Arkadaşım (eril) Bir Bayı kastettiği anlaşılıyor.
    Sözvarlığı [değiştir]
    Kürtçede hayvanın yaşına göre farklı adlar verilebilir:
    Erkek kuzuların isimleri Kürtçe'de 4 yaşına kadar 4 kez değişiyor. Bu özellik Türkçede de vardır: Birinci yıl berx, ikinci yıl kavir, üçüncü yıl hogeç, dördüncü yıl maz olur. Koç ismi Maz ve Mazman şeklinde değişir. Türkçede : 1.yıl kuzu, 2. yıl toklu, 3.yıl şişek, 4.yıl öveç ve sonrasında koç tur. Araplarda deve yavrusunun 7 değişik isimle adlandırılması ve Eskimolarda yirminin üzerinde kar yağışı şekli isimlendirilmesi gibi...
    Bazı dillerde sürü (çoğul anlamda) herhangi bir ismin önünde kullanılabilirken Kürtçe her cümleye değişik kelimeler kullanılıyor.
    Bir sürü kuş uçtu, bir sürü koyun otluyor, bir sürü kurt gördüm, bir sürü at geçti, bir sürü adam geçti. Kürtçe'de bunların hepsi farklı ifade edilir Refê teyran, keriye pez, garrana dewar, exiriyê hespan, peranî yan jî zurbê guran, qeflê meriyan."
    'Min kerî merî dît' ya da 'Min naxire merî dît; denilmez.
    Kürtçe'de bir şeye küçüklük anlamı yüklenmek istendiği zaman kelimelerin sonuna; ik eki getirilir.
    Örnekler: Sopa Şivik ;Küçük sopa demek. Law Oğul Lawik Küçük oğlan demek. Bu kelime Türkçeye hakaret unsuru olarak geçmiştir.
    Kürtçede bir şeye dahalık anlamı yüklenmek istendiği zaman kelimelerin sonuna tir eki getirilir. Örnek: Mezin Büyük Mezintir Daha büyük demek.

    Kürtçe Eserler
    Kürt edebiyatı, halk edebiyatı ve yazılı edebiyat olarak ikiye ayrılır. Sözlü edebiyat, yani halk edebiyatı, yaklaşık bin yıl öncesine kadar dayanan yazılı edebiyata göre çok daha eskidir. Hemadani Baba Tahir (935-1010), Kürt edebiyatının ilk yazılı örneğini, bin yıl önce iran'da Arap alfabesiyle yazmıştır.
    Kürtçe'nin edebi ürünlere sahip diğer bir lehçesi Kurmanci'dir. Kurmanci lehçesinin 15. yüzyılda yazılmış olan bazı edebi eserler günümüze kadar ulaşmıştır. Bu lehçeyle yazan Kürt şairleri arasında ilk akla gelenler Elîyê Herîrî (1425-1495), Feqîyê Teyran (1590-1660), Melayê Cizîrî (1570-1640) ve Ehmedê Xanî (1650-1707)'dir. Ehmedê Xanî'nin Mem û Zîn adlı ünlü eseri birçok kez yayınlandı. Türkçe'ye ilk kez 1930'da çevrilen Mem û Zîn, daha sonra M. Emin Bozarslan tarafından tekrar çevrilmiştir.
    Bunlara Kürtçe şiir yazdığı belirtilen Abdussamed Babek (ölüm tarihi: 1019 veya 1020) ile Diyarbakırlı bayan şair Sırrı Hanım (1814-1877) eklenebilir. Kimi yazarlar Osmanlı edebiyatının ünlü isimlerinden Nef'i (1572-1655) ve Nabi (1642-1712)'nin de Kürtçe şiirlerinin bulunduğunu belirtmektedir.
    Prof. Qenatê Kurdo'nun belirttiğine göre 1911'de Viyana'da yayınlanan Yezidilerin kutsal kitabı Kitêbê Cilwe, Kürtçenin Güney lehçesiyledir. Ona göre bu kitap 11-12. yüzyıllarda, O. L. Vilçevski'ye göre ise 17. yüzyılda yazılmıştır.

    ilk Kürtçe Gazetesi
    22 Nisan 1898de Mısır ın başkenti Kahire'de sürgünde yayınlanan Kürdistan adı verilen gazete bütün araştırmacılar tarafından ilk Kürtçe gazete olarak kabul ediliyor. Gazete, 1898-1902 yılları arasında Mikdad Midhat ve Abdurrahman Bedirxan kardeşler tarafından toplam 31 sayı olarak çıktı. Yayın 32 basım sonra 1902'de son buldu. Kürdistan gazetesinin hala 10., 12., 19. sayıları bulunamamıştır. Bütün sayıların istanbul'daki Osmanlı ve Yıldız Sarayı arşivinde bulunma ihtimali çok yüksektir

    Hint-Avrupa dil ailesinin sayıları
    Hint-Avrupa ailesindeki bütün sayılar aynı kökenden gelmektedir. Kürtçe ve Farsça'nın aynı dil grubunda yer almalarından dolayı sayılarında benzerlik göstermektedir.
    Türkçe Kurmanci Zazaca Pehlevice Farsça Sanskritçe Yunanca italyanca ispanyolca Almanca Fransızca ingilizce
    bir (1) yek yew / jew êw yak eka ena uno uno eins un one
    iki (2) du dı du du dva tio due dos zwei deux two
    üç (3) sê hirê si seh tri tria tre tres drei trois three
    dört (4) çar çhar çahar çahar catur tesera quattro cuatro vier quatre four
    beş (5) pênç ponç penc panj panca pende cinque cinco fünf cinq five
    altı (6) şeş şeş şeş şaş sas eksi sei seis sechs six six
    yedi (7) heft hewt haft haft sapta epta sette siete sieben sept seven
    sekiz (8) heşt heşt haşht haşt asta oxto otto ocho acht huit eight
    dokuz (9) neh naw nuh noh neva ennia nove nuevo neun neuf nine
    on (10) deh des dah dah daça dheka dieci diez zehn dix ten
    6 -4 ... li rojhilate dile min
  • kavuşursak biteriz biz

    2.
    Kavuşursak biteriz biz,
    Biz mutlu sonlar katiliyiz.
    Kavuşursak biteriz biz.
    Sevgiyle bakan gözleri kör ederiz.
    Herkesin bildiği bir aşk,
    Herkesin attığı bir imza
    Herkes gibi değiliz biz.
    Belki biraz serseri,
    Belki biraz deliyiz,
    Ama kavuşursak biteriz biz.

    Pervane böceğinin mum alevine sevdası
    Ateş böceğinin susuzluğuyuz biz
    Yanar ama su içmeyiz
    Etrafında döner, alevle dansederiz.
    Bize kimseden zarar gelmez,
    Biz zararı ancak kendi kendimize veririz.
    Severiz, özleriz, aşktan ölsek kimseye söylemeyiz.
    Biz artık biz değiliz.
    Ruhlar kavuşur ve konuşur gökyüzünde bir yerde
    Ama bedenen kavuşursak biteriz biz.

    Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz.
    Onu bilir, onu söyleriz,
    Kavuşursak biteriz biz.

    iki sınır ülkenin dikenli telleriyiz
    Dokunursak kanar ellerimiz
    Kimselere söylemez gizli gizli severiz
    Ama kavuşursak biteriz biz. `

    Bir kor var içimizde yanan,
    Onu küllendiremeyiz.
    Görüşemeyiz, konuşamayız ve sevişemeyiz.
    Bir aşk var bizi biz yapan,
    Kavuşursak biteriz biz.

    Biz herkes gibi değiliz.
    istadeğimiz zaman gelip,
    istediğimizde gidemeyiz.
    Kahve içip, gülüp, konuşup, başbaşa yemek yiyemeyiz.
    Ne bir filmdeki mutlu son,
    Ne de göz yumulacak bir kaçamak değiliz biz.
    Sadece özlemle severiz,
    Ve kavuşursak biteriz biz.

    Sevda iki kişinin birbirine aşkı değil artık.
    Artık her aşk her ağızda sakız.
    Biz birbirimize aslında her aşıktan daha yakınız.
    Belki ayrı şehirlerdeyiz,
    Ama her gece aynı mehtapta buluşur
    Yağmur yağarsa, çıkar,
    Aynı yağmurun altında ıslanırız
    Bu aşkı ancak biz biliriz.
    Şiirleri güvercinlerin kulağına fısıldar,
    Mektupları suya yazarız.
    Biz belki ayrıyız,
    Ama her gün aynı geceyi sabahlarız.
    Melekler bize ağlar, biz halimize güleriz.
    Onu bilir onu söyleriz.
    Kavuşursak biteriz biz.
    3 ... li rojhilate dile min
  • tellioglu

    19.
    sözlükte mütemadiyen provakasyon yaratma çabası içinde olan,

    kendi IQ sunun 2 ile çarpımının kare kökünden bile daha yüksek IQ su olan insanlara bile cahil diyecek kadar saygısız,

    ve özelden msj la birilerini rahatsız edip onlara hakaret ederek, cami önüne pisleme çabası içerisinde olduğunu gösteren

    ve bazı insanlara küfür etmenin ne gibi bedelleri olabileceğini tahmin edemeyen,

    farklı farklı nicklerle sözlüğe girip; ne yapmaya çalıştığını anlayamadığımız muhtemelen kişilik karmaşası yaşayan terbiyesiz bi yazar idi.
    2 ... li rojhilate dile min
  • iste budur dedirten kitap isimleri

    16.
    Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık
    4 ... li rojhilate dile min
  • zirvanindaniskasi

    5.
    kendisi adeta mahalle kıraathanesinde geyik muhabbeti yapan biri edasıyla,

    anlamsız ve mantıksız şeyler yazarak saçmalayan,

    kelime haznesindeki 50 tane kelimecikle iki buçuk aylık süre içinde 865 entry 95 başlık girerek bi skandala imza atan,

    girdiği her entryde küfür yazmakla "amerikayı yeniden keşfettiğini sanan"
    halbuki o küfürleri yazmasının nedeninin başka yazabilecek kelime bilmemesinden kaynaklandığının farkında olmayan,

    şahsımın nickinin altına alakasız bir teröristin adını yazarak haddini çok fazla aşan,

    benim; kendisi gibi o teröriste sadece sözlüklerde ve bugünkü konjonktürde küfür edecek kadar korkak biri değil, güneydoğu anadolu bölgesinin farklı yerlerinde her türlü ortamda ve kendisinin o teröristin ismini korkudan ağzına alamadığı yıllarda delikanlıca küfür edebilecek kadar korkusuz biri olduğumundan haberi olmayan ,

    ayrıca o teröristin şu anda kendisinin düşman olduğu partiyle çatışma içerisinde olduğunu bile bimeyecek kadar bilgisiz olan,

    "bir makina yaparak bütün kürtlerin düşüncelerinin okunması gerektiğini" yazarak bize haleti ruhiye sinin hiç iyi olmadığını açık açık anlatan

    sözlükteki herkese bulaşıp anlamsızca "ben reisim" intibası bırakma çabası içerisinde olan,

    halbuki sadece dilikanlı olup, delikanlı olamayan,

    gelecekte başında beyaz beresiyle haberlerde karşımıza çıkması kuvvetle muhtemel olan,

    sözlüğün bazen sivri dilli artosu, bazen de promblem çocuğu olan zırvanın daniskası bir yazardır.
    4 -2 ... li rojhilate dile min
  • diyarbakır

    54.
    kent farklı tarihlerde farklı adlarla anılmıştır. ilk olarak Asur hükümdarı (M.Ö. 1316-1281) Adad-Nirari'ye ait bir kılıç kabzasında " AMiDi" veya "AMEDi" olarak geçmekte; M.Ö. 800-705 yılları arasında Asur valilerinin isimlerinin yazılı olduğu belgelerde de aynı ada rastlanmaktadır. Roma ve Bizans'a ait yazılı kaynaklarda ise kentin "Amid, O'mid, Emit, Amide" şeklinde adlandırıldığı görülmektedir. Taşlarının siyah olmasından dolayı " Kara Amid ";bu adın Arapça tercümesi olan "Amid i Sevda" olarak da anılmıştır. Arap egemenliği sırasında bölgeye yerleşen kabilelerin adlarına göre de " Diyar-ı bekr" daha sonraları "Diyarbekir";Osmanlılar döneminde bazen "Amid" bazen de "Diyarbekir" olarak kayıtlara geçmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk Dil Kurumu'nda oluşturulan araştırma komisyonu 1938 yılında "Diyarbakır" adını benimsemiş ve bu yıldan itibaren kentin ve ilin resmi adı "Diyarbakır" olmuştur.

    Diyarbakır şehri yedi bin beş yüz yıllık bir geçmişe sahip. Tarihin her döneminde büyük uygarlıkların, kültür ve ekonominin merkezi olmuş. Buraya birbirini izleyen tam 26 değişik uygarlık hükmetmiş. Milattan önce 3 bin yıllarından itibaren Hurrilerden başlayarak, Osmanlılara kadar uzanan yoğun bir tarihi geçmişi var.

    M.Ö. 2000 Hurri-Mitanni krallığı

    M.Ö. 1400 sonlarına Hurri-Mitanni Krallıkları'nın Asur saldırıları sonucunda yıkılması

    M.Ö. 1200 - 600 Asur ve Urartu egemenliği

    M.Ö. 500 - 331 Pers egemenliği

    M.Ö. 323 - 140 Selökid Krallığı'nın kurulması

    M.Ö. 140 - 84 Partlar

    M.Ö. 85 - 69 Büyük Tigran Dönemi

    M.Ö. 69 da başlayan Roma dönemi

    Hıristiyanlığın Diyarbakır ve çevresine yayılışı Roma dönemine rastlamaktadır. Hıristiyanlık iSA nın öğrencilerinden biri olan Adey adlı bildirici (mübeşşir/Müjdeleyen) vasıtasıyla Miladi birinci asır ortalarında yöreye yayılmıştır. M.S 313 yılında Milano Fermanıyla Roma imparatorluğunun resmi dini haline gelen Hıristiyanlığın devletten de destek görerek, imparatorluk sınırları içine rahatça yayıla bilmesinden dolayı kilise, ruhban okulları, kütüphane gibi yapılar kentsel doku içinde görülmeye başlamıştır. Marcellinus'a göre kentin M.S. 359 yılındaki nufusu 20.000 kadardı

    islamiyet öncesi Diyarbakır ve çevresinde başlıca üç din yaygın şekilde bulunmaktaydı. Bunlar; ŞEMSiLER, HIRiSTiYANLAR VE MUSEViLERDiR. Mezhep yapısı ise Asuriler (Nesturiler) Ermeni Ortodokslar (Arakelagan / Apostolik, "Gregoryen") Melkit Katolikler (Melikiler) Rum Ortodokslar Süryani Ortodokslar (Süryani Kadim) lardan oluşmaktaydı.

    Hıristiyanlık ve etnik yapısı kentin mekansal dokusuna yansımıştır. M.Ö. 69 yılından itibaren kentte egemenlik kuran Romalılar bu tarihten başlıyarak çeşitli tarihlerde kentte garnizonlar oluşturdular Roma tarihçisi Antakyalı Ammianus Marcellinus kentin surları yapılmadan önce küçük bir kale oluğunu yazar Romalılar lV.yy, oratalarından itibaren kenti Roma Mezopotamyasının baş şehri haline getirdiler II.Constantinus 330 yılında mevcut kaleyi onartmış ve yarım daire şeklinde doğu durlarını yaptırmıştır

    Surların koyu rengi, şehrin çok zamandır taşıdığı hüzün elbisesi olarak çarpıcı olaylara tanıklık etmiştir. Surlar o derece sağlam yapılar ki,yıllar yılı süregelen akınlara rağmen hala ayaktadırlar. 11. yüzyılda şehri gezen Nasır-ı Hüsrev Sefernamesinde kalenin eşsizliğini şu cümlelerle dillendiriyor: ... Ben dünyanın dört bucağında, Arap, Acem, Hint ve Türk memleketlerinden birçok şehirler ve kaleler gördüm. Fakat yeryüzünde hiçbir ülkede Amid şehrinin kalesine benzer bir kale ne gördüm, ne de birbaşka yerde bunun gibi bir kale gördüm diyeni duydum. işte bu eşsiz kalenin surları, Diyarbakır surları, zamanın acımasızlığına, insan elinin tahribine rağmen, hatta ve hatta şehre hava akımını engellediği, aşırı ısınmaya sebep olduğu gerekçesiyle bir bölümünün dinamitlenerek yıktırılmasına rağmen, hâlâ bütün görkemiyle ayakta kalmak için direniyor.

    Talihsilikler ve hezimetler Karaamid tarihinin ana çizgileridir.

    Kentte nereye bakarsanız bakın, taşın inanılmaz bir biçimde belirleyici olduğu görülecektir. Diyarbakır da olmak demek Taşlar ve Düşler arasında olmak demektir...

    Hem bereketli Kuzey Mezopotamya bölgesinde yer alması, hemde çok işlek ve ticaret yolları üzerinde bulunması, çağlar boyunca Diyarbakır’ın önemini artırır. Diyarbakır, Güney Mezopotamya, Suriye, anadolu, içleri ve iran yönünde oluşan canlı ticaret yollarının kavşak noktasında yer alır. Aynı anda önemli bir askeri savunma ve denetleme merkezi olur. Ticaret için konaklama ve stoklama gibi önemli işlevlerde üstlenir.

    Mezopotamya, üretim ve ticaret birikimleri nedeniyle eski dünyanın merkezidir. Ancak bu topraklar aynı anda, Avrasya kavimlerinin de üzerinde sürekli hareket halinde oldukları bir coğrafyadır. Bu nedenle egemenlikler sıkça el değiştirir, irili ufaklı krallıklar ve devletler ortaya çıkar. Bir bakıma üretim ve ticaret kadar, savaşlarda bu coğrafyanın gündelik hayatının ayrılmaz bir parçasını oluştur. Pek çok Mezopotamya kentinin tarihi gibi Diyarbakırın kent tarihi de bu genel akışla örtüşür. Bu anlamda Diyarbakır pek çok kültüre ve kavime, gönüllü yada gönülsüz kapılarını açmış, ekmeğini ve suyunu onlarla paylaşmıştır.

    Roma ve Bizans dönemlerinde bütün Yakın Doğu coğrafyası iki büyük değişimle sarsılır. Önce Hıristiyan dini, ardından da islam dini bölgenin bütün dengelerini değiştirir. Savaşlar, kuşatmalar ve Fetihler ekonomik olarak dinsel bir karekterde taşımaya başlar. Diyarbakır surları o günlere de tanıklık eder, yeni fatihleri ile uzlaşmaya ya da onları direnmeye çalışır. Diyarbakır surları bu anlamda tarihin taşlarla yazıldığı bir kent i simgeler. Diyarbakırla buluşan her toplumun, Diyarbakırda yaşayan her inancın bu surlarda izlerini görmek mümkün. Bu tarihi resmi geçit, Diyarbakırı bir zaman çizelgesine çeviriyor. Yaparak yada yıkarak bu kente egemen olan her toplum, bugün kendine ait kültürel izlerle alınıyor. Bu resmi geçidin içinde; Araplar, Emeviler, Abbasiler, Şeyhoğulları, Büveyhoğulları, Mervaniler, Nisanoğulları, Büyük Selçuklular, Artuklular, Eyyübiler, ilhanlılar, Akkoyunlular, Safaviler ve Osmanlılar yer alır. Bu nedenle de denirki; Dünyada hiçbir kent, Diyarbakır gibi ilk bakışta bütün çağların göründüğü bir resim sunamaz Diyarbakır, tarihini taşlarla örmüş bir kenttir. Taşın ölümsüzlüğüne sığınan, uzun ve görkemli bir tarihin kentidir. Üstelik her şey ortada. Belki de dünyanın en büyük açık hava tarih müzesi karşımızda duran. Üstelik bu tarih, bir uygarlığın bitip diğerinin başladığı değil, birinin içinde diğerinin yaşadığı, karma ve ortaklaşa bir tarihtir. Farklı düzeylerde de olsa, her toplumun, her kültürün bir öncekiyle yarışarak yarattığı bir müze kent Diyarbakır. Diyarbakırla birlikte tarih sahnesine çıkmış batıdaki Efes, Fasilis, Truva ile güneydeki Ninova ve Babil şehirleri bugün yaşamayan şehirler... Diyarbakır ise içindeki insanları ve eski kadim yapılarıyla yaşayan bir şehir. Diyarbakırı gerçek kılan sırda burada. Diyarbakırın taşlarında... Taşlarla yaratılmış bir kentin, insanı birbiri sıra tetikleyen düşler dünyasında. Diyarbakırın yaşamı ve tarihi var eden sürekliliğinde... Elbirliğiyle bir yıkım, yağma talan seferberliğine rağmen direnen bir tarihi kent. Bu kentte artık tarih yeniden yazılacak, Yeniden kendinden bahsettirecek Uygarlık sahnesinde hak ettiği yeri bulacak bu kent. Çünkü bu kentin artık yağmaya dur diyen sahipleri var. Karpuzuyla değil, binlerce yıllık düşlerin emeğin ilmik ilmik işlendiği uygarlık yapılarıyla, gizemli taşları anıtları abideleriyle haykıracak Dünyaya.
    3 -3 ... li rojhilate dile min
  • güneş doğudan doğar ama güneydoğu hep karanlıktır

    4.
    olayın açıklanması için bilimsel verilerin yetersiz kaldığı durumdur.

    (bkz: diyarbakır)
    1 -1 ... li rojhilate dile min
  • dinlenemeyecek popcular

    ?.
    kesinlikle gökhan özen dir.

    gökhan özen müziği bıraksın yada en azından gökhan özen şarkı sözü yazmayı bıraksın.
    1 -1 ... li rojhilate dile min
  • doğru erkek

    6.
    hayali biridir hiç varolmamıştır vede var olmayacaktır...

    zira biz erkekler doğasıyla doğruluk kavramına ters düşen varlıklarızdır.
    1 -4 ... li rojhilate dile min
  • diyarbakır

    53.
    diyarbakır; harcı acı ve hüzünle karılmış ama umudu her zaman diri tutmuş ebedi kent,
    diyarbakır; bedeninde derin yaralar açılmış yaralı kent,
    diyarbakır; ahir zamanlardan bu yana zamanın ve insanın sayılamayacak kadar çok musibet ve felaketine karşı durabilmiş dayanabilmiş bir kent,
    bir erdemli yürek.
    diyarbakır; acısı, hüznü ve umudu henüz yeterince seslendirilmemiş kent...
    3 -3 ... li rojhilate dile min
  • bir insanı sevmekle başlar her şey

    6.
    bir insanı sevmekle başlayacak her şey;
    her şey anlam kazanacak,
    gözlerin parıl pırıl parlayacak,
    ayakların yere değmeyecek,
    anlamlar anlamlara sığmayacak
    ve sevmekten başka her şey anlamsız gelecek.
    ve sonra, birbirini seven, "iki kişi, bir olduğunda"
    birbirleri için yapabilecekleri,
    onlara kalan tek şey ayrılmakmış gibi ayrılacaklar;

    ve dahi, bir insandan ayrılmakla biter her şey;
    hiç başlanmamış gibi,
    hatta daha da altında olursun sıfırının.
    13 -3 ... li rojhilate dile min
  • halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek

    1.
    eski TCK nın 312/2, Yeni TCK nın 216. maddesine göre bir suç türüdür.

    madde 216. - (1) halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (2) halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

    (3) halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    4 -1 ... li rojhilate dile min
  • sözde faşist

    ?.
    adam olamayacağı gibi faşist bile olamayacak ama faşistmiş gibi davranacak olan insandır.

    hayatı boyunca hiç bir şey olamayacak olan bir adamın faşist olması bile beklenemez.

    o ne kadar yaptığı yorum katliamlarında;
    eski tck.nun 312/2 , yeni tck.nun 216.maddelerine göre suç unsuru teşkil eden ve
    halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek olarak bilinen eylemi gerçekleştirmiş olan biri olsada
    bu insanın cehaletinden ötürü ancak ve ancak sözde faşist olabilmesi durumudur.
    2 -4 ... li rojhilate dile min
  • yeni şeyler getiriyorum